“Sen hiç kalbine atmayı bırak diyebilir misin?” Gittiğim inzivaların birinde öğretmen bize bu soruyu sormuştu ve devam etmişti, “Zihnin görevi ve var olma sebebi düşünmek ve düşünce üretmek; ondan durmasını bekleyemezsin!”
Meditasyon ile ilgili en yaygın yanılgılardan biri zihni ve düşünceleri durdurmamız gerektiğine olan inancımızdır. Bu zamanla öğrenilen bir bilgidir ve hepimizin bu bilgiyi öğrenme hızı ve şekli farklıdır. Bir çok insanın meditasyon hakkında bilgisi vardır; ama nereden başlayacağını ya da tam olarak ne yapması gerektiğini bilemez, bilse bile uygulama kısmında zorluk çekebilir.
Sanılanın aksine, meditasyonda zihni ve düşünceleri durdurmak yerine asıl amaç düşüncelerini izleyebilmektir. İlk meditasyon deneyiminden sonra insan kendini başarısız, yetersiz ve beceriksiz hissedebilir, hatta içini kaygı ve öfke duyguları kaplayabilir. Bunun en büyük sebebi kişi zihnini durduramamıştır ve bu yüzden meditasyonu yanlış yaptığına inanıyordur. İçerden bir ses “Bunu bile beceremedin!” diye bas bas bağırıyordur.
Düşüncelerim tarafından yönetildiğim ve bu durumun farkında bile olmadığım bir dönemimdeydim. Meditasyonda odaklanmakta zorluk çekiyor, sabit oturmaktan bile hayıflanıyordum. İlerde zihnin illüzyonu olduğunu farkedeceğim bu haldeyken Kirtan Kriya adlı meditasyon ile tanıştım. Bu meditasyonun içinde dikkat edilecek, beni kafamın içindekilerden uzaklaştıracak birçok nokta vardı; mantra, mudra, ses, nefes, imgeleme.
Kirtan Kriya Hindistan’da ortaya çıkmış, binlerce yıldır uygulanan bir meditasyon olup Yogi Bhajan tarafından Batı Amerika’ya aktarılmıştır. “Kirtan” Sanskritçe dilinde ‘söylemek’, ‘aktarmak’, ‘anlatmak’ anlamını, “Kriya” ise ‘eylem’, ‘aksiyon almak’ kelime anlamları ile birlikte yogada ‘bir sonuca ulaşmak için yapılan pratik ve tekniklerin bütünü’ anlamını taşır. Kirtan Kriya belirli mudralar yapılarak söylenen bir kundalini yoga meditasyonudur. “Mantra” Sanskritçe dilinde ‘tekrar eden ses ve kelimeler’, “Mudra” ise ‘enerji akışını kolaylaştıran ve enerjiyi mühürlemek/kapatmak için kullanılan belirli el hareketleri’ olarak tanımlanır.
Bu kadar eylemi aynı anda gerçekleştirecek olmanın kaygısı ile birlikte meditasyona oturduğumda; tam tersi bunların her birinin bana meditasyonun mantığını daha iyi anlama, meditasyon içinde odaklanma ve konsantre olma, günlük meditasyon pratiği disiplini kazanma alanlarında çok destek olduğunu görmeye başladım.
Bununla birlikte günlük hayattaki hafıza, odak ve konsantrasyonum arttı. Beni yöneten bazı düşüncelerin bilinçaltında hangi kök düşünce ve inançlara bağlı olduğunu fark etmeye başladım. Bedensel ağrı ve bedendeki sıkışmış enerjilerin gevşediğini, nefesimin bedenim içindeki rahatlamış hareketini hissetmeye başladım. Uykuya dalışlarım daha rahat, gün içindeki enerjim çok daha yüksek oldu.
Kirtan Kriya üzerine yapılmış bilimsel çalışmalar gösteriyor ki bu meditasyon kortizol seviyesini düşürerek stres seviyesini azaltır, serebral kan akımını artırır, epifiz ve hipofiz bezlerini aktive eder, beyin kimyasallarını dengelemesi ile beyin fonksiyonlarını artırır ve depresyon, anksiyete, panik atak, migren gibi birçok rahatsızlığın iyileşmesine yardımcı rol oynar.
Buna ek olarak; Arizona’daki Alzheimer Araştırma ve Önleme Vakfı’nın (Alzheimer Research and Prevention Foundation) yapmış olduğu araştırmalara göre 8 hafta boyunca her gün 12 dakikalık Kirtan Kriya meditasyonu yapan kişilerin telomerazlarının (yaşlanmayı engelleyen enzim) %43 oranında uzadığı kanıtlanmıştır ve bu uzama şu ana kadar görülen en uzun uzama olarak kayıtlara geçmiştir.
“Tüm yarım kalmış işleri halletmek, odaklanmak ve konsantre olmak mı istiyorsunuz? İşte alışkanlıklarınızı pekiştirmenize ve değiştirmenize yardımcı olacak bir mantra. Bu mantra değişim için bir katalizördür. Bu nedenle, ruhsal temizlik süreciniz büyük ölçüde hızlanırsa şaşırmayın!” -Shakti Parwha Kaur
Nereden bilebilirdim ki bu heyecan ve merakla başlayan meditasyon yolculuğunun tatlı bir serüvene dönüşeceğini…
Öğrendim ki;
Seni yoran, bazen işkenceciye dönüşebilen bir zihni sana hizmet eden bir zihne dönüştürebilirsin,
Seni kontrol eden zihinin ve düşüncelerinin çalışma mekanizmasını anlayabilir ve düşüncelerini izleyen olmaya başlayabilirsin,
Gelen her şeye anlam çıkarmadan, araştırmadan, hissetmeye çalışmadan bakabilir, küçük, heyecanlı ve meraklı bir çocuk gibi sadece izleyebilirsin,
Duygu ve düşünce döngülerini farkedebilir ve bu döngüleri dönüştürüp bütünleyebilirsin,
Zihnin dengelendikçe hayatındaki dengeyi de gözlemlemeye başlayabilirsin,
Bedenin, zihnin ve ruhun arasındaki o kutsal köprüyü fark edebilirsin
Meditasyon sırasında ağzından çıkan her bir hecede, alıp verdiğin her bir nefeste kalbindeki titreşimini hissedebilir ve bu titreşimi hayatına aktarmaya başlayabilirsin,
Kelimelerin ve seslerin arkasındaki gizemi fark etmeye başlayabilirsin,
Sessizliğin içindeki sesi yeniden,
ve tekrardan duyabilirsin…