Evren ile İnsan, İnsan ile Nefes

Kadim ve spiritüel semboller, insanlığın kendini ifade etme arzusu ve amacı ile ortaya çıkmıştır. Semboller, mana boyutunda varolan, hissedilen ve deneyimlenenleri maddesel boyuta taşımakta önemli rol oynar. Mananın maddede ifade bulmuş halidir. Varoluşa dair açılmayı bekleyen birçok sır, semboller ile kendini bugün göstermeye devam ediyor. Gezegenler, dört element, yaşam, ölüm ve yeniden doğum döngüleri, mitolojik ve kadim olaylar, kutsal ritüeller, yıldızlar, eril-dişil enerji ve çakra sembolleri bize varoluşu hatırlatan sembollerin yalnızca bazılarıdır.

Semboller, kişinin daha derin bir anlayışa sahip olabilmesi için birçok katman ve boyutu içinde barındırır. Bu yüzden, kişinin kendini anlaması, ruhsal dönüşüm ve tekamül yolculuğunda genişlemesi ve bilinmeyeni keşfetmesi için etkili bir araçtır. Hatırlanması gereken en önemli konu ise, her insanın semboller ile ilişkisinin birbirinden farklı, kendi içinde biricik olduğudur. Semboller, kişisel deneyimlere göre şekillenir. Herkes için hissettirdiği, hatırlattığı ve verdiği mesaj farklı olabilir. Burada tek bir doğru, tek bir yol yoktur, tüm olasılıklar mevcuttur. Bu çeşitlilik, sembollerin hem kadim ve evrensel, hem de bireysel bir enerji taşımasını sağlar.

Sanskritçe’de nefesin sembolü pranadır. Prana, yaşam gücü ve hayat enerjisi anlamına gelir. Bu sembol, bedenimizin içinde ve çevresinde akan, nefes ve yaşamın destekleyici gücü olduğuna inanılan evrensel enerjiyi temsil eder. Prana, aynı zamanda madde ile mana arasındaki bağlantıdır. Hem evrensel yaşam enerjisini, hem de insanın içindeki yaşam enerjisini kapsar.

Nefes sembolüne evrendeki yansıması ve insandaki yansıması olarak iki farklı şekilde yaklaşabiliriz. Evrensel enerjinin yansıması olarak baktığımızda alt üçgen yeryüzünü, üst damla gökyüzünü, noktalar ise yeryüzü-gökyüzü bağlantısını temsil eder. Yeryüzü ve gökyüzünün ortada birleştiği nokta ise evrensel varoluşun, her şeyin kaynağı olan evrensel enerjinin ve birliğin simgesi olan ohm ile sembolize edilmiştir. Nefes sembolünün insandaki yansımasına baktığımızda ise alt üçgenin kök çakra, üst damlanın tepe çakra olduğunu görebiliriz. Kök çakradan yukarı ve tepe çakradan aşağı hareket ettiğimizde buluştuğumuz orta nokta ise kalp çakrasıdır. Kalp, koşulsuz sevgi ve birliğin hissedildiği yerdir.

Semboller hatırlatıcıdır. Evrensel boyut ile insanın içsel boyutu arasında köprüdür.

Şimdi kendi içsel boyutunda biraz daha derinleşmek istersen…

Sırtın dik, bedeninin rahat ettiği bir pozisyonda otur.

Burnundan derin bir nefes al ve ağzından bırak. Bunu üç defa tekrarla.

Bir süre nefesin sembolüne bak. Bunu yaparken nefes alıp vermeye devam et; bu sefer burnundan alıp burnundan verdiğin, döngüsel nefesler yapabilirsin. Sembolün bedeninde yarattığı duyumsamaları fark et. Belki bazı duygu ve düşünceler yüzeye çıkabilir, ona da izin ver. Bir süre daha nefes al ve ver…

Şimdi kuyruk sokumunda aşağı bakan kırmızı bir üçgen imgele. Bu üçgenden bir kordon ile dünyanın merkezine bağlandığını hisset. Burnundan nefes alıp vermeye devam et.

Sana hizmet etmeyen her ne varsa bu kordon aracılığı ile yeryüzünün merkezine gönderdiğini, bu enerjinin dünyanın merkezinde dönüştüğünü, dönüşen enerjiyi yeniden kordondan kuyruk sokumuna, kök çakraya doğru nefesinle çektiğini hisset. Bunu ihtiyacın olduğu kadar devam ettir.

Şimdi yeryüzü ile bağlantını kesmeden, başının tepesinden yukarı doğru bakan mor bir damla imgele. Bu damladan bir kordon ile gökyüzüne bağlandığını hisset. Burnundan nefes alıp vermeye devam et.

Başının tepesinden gökyüzüne doğru ve gökyüzünden başının tepesine doğru olacak olan enerji akışına izin ver. Sen nefes alıp verdikçe bu bağlantıyı daha derinden hissedeceksin ve kordondaki akış güçlenmeye başlayacak. Bunu ihtiyacın olduğu kadar devam ettir.

Kuyruk sokumundan dünyanın merkezine, başının tepesinden de gökyüzüne bağlı olduğunu hissettikten sonra, bu bağı kaybetmeden ağzından kalbine doğru derin bir nefes al. Tüm odağın kalbinde olsun. Kalp sesin, kalp atışın, kalbinin fiziksel yapısı, boyutu, belki dokusu… Kalbini hissettikten sonra nefesi yumuşakça ağzından bırak.

Bir kere daha ağzından derin bir nefes al ve nefesini tut. Kalbini hisset.. Sevgiyi, kendine duyduğun, başkalarına, dünyaya, evrene duyduğun sevgiyi… Sonra nefesi yumuşakça ağzından bırak.

Son kez, ciğerlerini dolduracak şekilde kalbine doğru ağzından derin bir nefes daha al. Nefesini tut ve ohm sembolünü kalbine yerleştir. Oradaki tüm varoluşu, birliği hisset. Sembolün enerjisi ile kalbin titreşsin. Bu titreşimi, yeşil, parlak bir ışık olarak da imgeleyebilirsin. Nefesi hazır hissettiğinde ağzından bırakabilir ve bir süre sessizlikte kalabilirsin.

Sessizliğin sesinde…

Nefes, evrensel varoluşu insana hatırlatır. İnsan, kadim ve evrensel olan nefes ile kendini hatırlamaya başlar. Kendi varoluşunu, varlığını…

İnsan kendi varlığını hatırladıkça, evrensel olanla arasındaki ayrım kalkmaya başlar. Varoluş insanı, insan varoluşu bilmeye başlar.

İnsan sezer. İnsan hatırlar. Kendi varlığının nefesini, nefesinin içindeki varlığını.

O zaman evren ile insan bir olur. İnsan ile nefes bir olur.

…ve derin bir nefes.

Kendine dönmek, sandığından daha yakın

Bugün Melda ile iletişime geç
ve randevunu oluştur.

Sen ne düşünüyorsun?

İlgili yazılar

Yolculuğunda sana eşlik edecek diğer yazılar.

Katılımcı Yorumu

Katılımcı Yorumu

Katılımcı Yorumu